Toplumların tarihinde liderlere yönelik eleştiri, muhalefet ya da mesafeli duruş gayet olağandır.
Ancak bizde bu sınır çoktan aşıldı.
Üzülerek söylüyorum ki toplumun azımsanmayacak bir kesimi, artık sağlıklı bir siyasal refleksin ötesinde, cinnet haline varan bir tavır sergiliyor.
Şöyle ki: Cumhurbaşkanı Sn.Erdoğan televizyon ekranına çıktığında kanalı değiştirip yüzünü dahi görmek istemeyen bu kitleler, Sn.Erdoğan yurt dışına çıktığında birden bire “mikroskoplu gözlemci”ye dönüşüyor.
Adeta mikrometre hassasiyetinde, her hareketini, her mimiğini, hatta nefes alışını bile incelemeye alıyorlar.
Amaç belli: Kusur bulmak. Bulamayınca da en ufak bir jestten koca senaryolar üretiyor, sonra da buna yalnızca kendileri değil, çevrelerini de inandırmaya çalışıyorlar.
Dünyada bunun bir benzeri yok.
Kendi ülkesinin liderine, yabancı topraklarda bulunurken bu kadar düşmanlık besleyen,
hatta bundan haz alan başka bir toplum örneği tarihte görülmemiştir.
Karşımızda dünyanın askeri, ekonomik ve teknolojik açıdan en büyük gücü ve onun kriz çıkarma potansiyeli yüksek bir başkanı varken, “Aman ülkem adına bir sıkıntı çıkmasın” demek yerine, tam tersine en kötü ihtimali dilemek…
Evet, işte bu düpedüz bir cinnet halidir.
Dahası, bütün Avrupa liderlerini yanına dizip küçük düşürmekten çekinmeyen, Birleşmiş Milletler kürsüsünden dünyaya meydan okuyan bir başkanın, Erdoğan’a aynı tavrı göstermemesi ne anlama gelir?
Ne “dostu” ne de “adamı” olmak…
Bu yalnızca, Türk devletinin tarih boyunca koruduğu saygınlığın ve Türk milletinin bilinen gururunun bir yansımasıdır.
Türk milleti, ilişkilerde gösterdiği özeni karşısındakinden de bekler; bu, herkesin malumudur.
Velhasıl…
Bir lideri sevmek zorunda değilsiniz. Hatta ona karşı öfke de besleyebilirsiniz.
Ama unutmayın: Yurt dışında temsil edilen yalnızca bir kişi değil, Türk milleti ve onun çıkarlarıdır.
En gururlu milletlerden biri olarak bilinirken, kendi onurunuza pusu kurmayın
“Sevmek zorunda değilsiniz, ama temsil edilen sizsiniz.











Ben Avrupalı Türk toplumundan Mustafa Öz 3 Aydır Kayserideyim normalde Almanya Hannover bölgesinde ikamet Etmekteyim Üzülerek yazarımızın yazısına katılıyorum Ne yapsak ne Etsek bu kitleye yaranamıyoruz çok yazık ya üç kuruşluk soğana patenteste bile bizleri satacak insanlar bunlar Allah Bunları iflah etsin ne diyeyim beddua edeceğim edemiyorum