Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan sivillerin gemisi, uluslararası sularda saldırıya uğradı. Bu müdahale sadece bir ablukadan ibaret değil; hukukun, insanlığın ve vicdanın yok sayılmasıdır.
Gazze, yıllardır insanlığın en büyük utançlarından birine sahne oluyor. Çocuklar açlıkla, hastalar ilaçsızlıkla mücadele ederken; dünyanın dört bir yanından vicdan sahibi insanlar, bu ablukanın zincirlerini kırmak için harekete geçiyor. Sumud Filosu, işte böyle bir misyonla yola çıkmıştı: Gazze’ye insani yardım ulaştırmak.
Fakat ne yazık ki daha Gazze kıyılarına varamadan, uluslararası sularda İsrail’in saldırısına uğradı. Bu, sadece bir gemi baskını değil; uluslararası hukukun en temel ilkelerine yapılmış bir saldırıdır.
Uluslararası Hukuk Ne Diyor?
BM Deniz Hukuku Sözleşmesi açık: Uluslararası sularda seyreden gemilere müdahale edilemez. Madde 110, yalnızca korsanlık, köle ticareti ya da yasadışı yayın gibi durumlarda bu hakkı tanır. Peki Sumud Filosu’nun suçu neydi? Gıda ve ilaç taşımak mı?
Cenevre Sözleşmeleri ise daha net: Sivillerin aç bırakılması, gıda ve insani yardımın engellenmesi bir savaş suçudur. Roma Statüsü de bu hükmü teyit eder. O halde soralım: İsrail’in yaptığı açık bir savaş suçu değil midir?
Siviller ve Gönüllüler Hedefte
Sumud Filosu’nda ne savaşçı vardı ne silah… Yalnızca insani yardım gönüllüleri, doktorlar ve vicdan sahibi siviller vardı. Ellerinde tek bir şey bulunuyordu: Gazze’ye ulaştırılmak üzere hazırlanmış ilaç, gıda ve dayanışma.
Fakat İsrail için bu da yeterliydi. Siviller alıkonuldu, gemilere saldırıldı, insanlık bir kez daha esir alındı.
Sessiz Kalanlar Suça Ortak
Burada asıl mesele, sadece İsrail’in saldırganlığı değil. Aynı zamanda uluslararası toplumun sessizliği. Her defasında yapılan “endişeliyiz” açıklamaları, bu hukuksuzluğu durdurmaya yetmiyor. Sessizlik, giderek suça ortak olmak anlamına geliyor
Sonuç: Vicdanın ve Hukukun İmtihanı
Sumud Filosu’na saldırı, tarihe bir kara leke olarak geçti. Bu saldırı yalnızca Filistinlilere değil, uluslararası hukuka, insancıl değerlere ve vicdana yapılmış bir saldırıdır.
Artık dünya, bu hukuksuzluğu sadece izlemekle yetinemez. Gazze’deki abluka, çocukların açlığı, gönüllülerin alıkonulması… Bunların her biri insanlığın ortak meselesidir.
Çünkü Gazze’de bir çocuk açsa, insanlığın tamamı açtır.









Çok açık ve anlaşılır bir anlatım sayın hocam kaleminize sağlık. "Peki dünya neden sessiz?"milyon kere sorulan bu sorunun asıl cevabı nedir?