Türkiye, uzun yıllardır büyük bedeller ödeyerek mücadele ettiği terör belasından kurtulma noktasında tarihi bir eşiktedir. Bu süreç; günlük siyasi hesapların değil, devlet aklının, millet iradesinin ve kararlı bir mücadelenin sonucudur.
Bu noktada, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda TBMM’de yürütülen çalışmalara liderlik eden Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş’a, ortaya koyduğu kapsayıcı, uzlaşmacı ve demokratik duruş nedeniyle özellikle teşekkür etmek istiyorum. Farklı siyasi görüşleri aynı masa etrafında buluşturabilen, milletin ortak geleceğini merkeze alan bu yaklaşım, Türkiye’nin demokratik olgunluğunun en somut göstergelerinden biridir.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin İmralı’ya yönelik çıkışıyla kamuoyunda yankı bulan süreç, ardından oluşturulan heyetin temaslarıyla yeni bir safhaya girmiştir. Ancak altı çizilmelidir ki bu adımlar, bir günde alınmış kararlar değildir. Aksine, devletin sahada güçlü olduğu, terörle mücadelede kararlılığın zirveye çıktığı bir dönemde, uzun yıllara yayılan planlı ve çok boyutlu bir mücadelenin neticesidir.
Türkiye, terörle mücadeleyi yalnızca askerî operasyonlarla sınırlı tutmamış; ekonomik kalkınmayı, sosyal adaleti ve toplumsal bütünleşmeyi bu mücadelenin ayrılmaz bir parçası haline getirmiştir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da hayata geçirilen altyapı projeleri, yatırımlar ve istihdam olanakları, terör örgütlerinin zemin bulabileceği alanları büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır. Eğitimden sağlığa, tarımdan teknolojiye kadar atılan her adım, terörsüz bir Türkiye idealini güçlendirmiştir.
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kararlı duruşu ve ilgili heyetlerin titiz çalışmaları neticesinde, PKK terör örgütünün fesih kararı almasıyla birlikte Türkiye, yaklaşık 40 yıldır süren büyük bir yükten kurtulmuştur. Bu gelişme, yalnızca güvenlik açısından değil; ekonomik, sosyal ve psikolojik açıdan da yeni bir dönemin kapısını aralamıştır.
TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’un başkanlığında yürütülen komisyon çalışmaları ise bu sürecin demokratik zeminde kurumsallaşmasını sağlamaktadır. Komisyonda toplumun farklı kesimlerinin dinlenmesi, siyasi partilerin kendi raporlarını hazırlaması ve uzlaşı arayışının samimiyetle sürdürülmesi son derece kıymetlidir. Sayın Kurtulmuş’un ifade ettiği gibi, ortaklaşılan noktaların çoğaltılması ve ayrışılan alanlarda mutabakat zemininin aranması, Türkiye’nin geleceği adına umut vericidir.
Komisyonun nihai raporunun, hiçbir muhalefet şerhine gerek duyulmadan kamuoyuyla paylaşılması hedefi; siyasi olgunluğun, sorumluluk bilincinin ve millet iradesine duyulan saygının açık bir göstergesidir. Bundan sonraki süreçte, örgütün silah bırakmasının ardından yapılacak yasal düzenlemelerin TBMM Genel Kurulu’nda ele alınması, bu mücadelenin meşru ve demokratik zeminde sürdürüleceğini ortaya koymaktadır.
Terörsüz bir Türkiye, yalnızca güvenli bir ülke değil; aynı zamanda müreffeh, güçlü ve geleceğe umutla bakan bir Türkiye demektir. Eğitimden ekonomiye, siyasetten uluslararası işbirliğine kadar her alanda atılan bu kararlı adımlar, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli mirastır.
Bu sürece samimiyetle destek veriyor, başta Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyor; birlikte daha huzurlu, daha güçlü ve daha müreffeh bir Türkiye’ye yürüdüğümüze yürekten inanıyorum.










