Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’nin birçok şehrinde düzenlenen Kültür Yolu Festivali, kültürel bir etkinlik olmanın ötesinde, gittiği şehirlerde ciddi tartışmaları ve organizasyon krizlerini de beraberinde getiriyor.
Milyonlarca liralık kamu kaynağı harcanarak gerçekleştirilen festivalin hazırlık sürecinde yaşanan koordinasyon eksiklikleri, organizasyonun amacının önüne geçmeye başladı. Özellikle yerel dinamiklerin göz ardı edilmesi, şehirlerdeki medya kuruluşları, sivil toplum temsilcileri, belediyeler ve sektör paydaşlarıyla yeterli istişarenin yapılmaması, festivalin en çok eleştirilen yönleri arasında yer alıyor.
Festival öncesinde şehirlerin mevcut yapısı ve ihtiyaçları dikkate alınmadan yapılan planlamalar; trafik yoğunluğu, kapanan yollar, yanlış seçilen konser alanları ve yetersiz organizasyon nedeniyle vatandaşların günlük yaşamını olumsuz etkiliyor. Kültürel bir şölen olarak sunulan etkinlikler, birçok şehirde iki haftalık bir trafik ve ulaşım çilesine dönüşebiliyor.
Tanıtım faaliyetlerinde de benzer sorunlar yaşanıyor. Yerel medya kuruluşlarının varlığı büyük ölçüde yok sayılırken, etkinliklerin duyurusu çoğunlukla Bakanlığın sosyal medya hesapları üzerinden yapılıyor. Ancak Türkiye genelinde en fazla 300 etkileşim alan düşük paylaşımlar, milyonlarca liralık organizasyonların geniş kitlelere ulaşmasını sağlamaktan uzak kalıyor.
Ortaya çıkan tablo ise kamu kaynaklarının verimli kullanılıp kullanılmadığı sorusunu gündeme getiriyor. Vatandaşların yoğun ilgi göstermediği, hatta bazı vatandaşların haberinin dahi olmadığı programlarda; doluluk görüntüsü oluşturabilmek adına siyasi partilerin kadın ve gençlik kolları ile çeşitli kurum personellerinin organizasyon alanlarına yönlendirildiği yönündeki iddialar da dikkat çekiyor.
Kültür ve sanat etkinliklerinin şehirlerin sosyal yaşamına katkı sunması elbette önemlidir. Ancak bu tür organizasyonların başarılı olabilmesi için yerel yönetimlerle, medya kuruluşlarıyla, meslek örgütleriyle ve şehrin tüm paydaşlarıyla ortak akıl çerçevesinde planlanması gerekir.
Aksi halde Kültür Yolu Festivali, kültür ve sanatı şehirlerle buluşturan bir organizasyon olmaktan çok, milyonlarca liralık kamu kaynağının israf edildiği ve vatandaşların günlük yaşamını zorlaştıran, bakanlığın kendi çalıp kendi oynadığı bir etkinlik olarak anılmaya devam edecektir.










