“De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (En’ âm 6/162)
Kurban, "yaklaşmak" ve "Allah'a yakınlaşmaya vesile olan şey" anlamına gelir. Dinî bir terim olarak ise; ibadet niyetiyle, Kurban Bayramı günlerinde belirli şartları taşıyan hayvanı (koyun, keçi, sığır, manda, deve) usulüne uygun olarak kesmek demektir. Allah’ın rızasını kazanmak, şükretmek ve Hz. İbrahim ile oğlu Hz. İsmail’in teslimiyetini anmak ve anlamak amacıyla kesilir.
Kurban, Müslümanlardan ekonomik durumu yeterli olanların üzerine vacip olan bir ibadettir. Kısa bir bilgi olmak kaydı ile: Keçinin bir yaşında, koyunun bir yaşını doldurmuş veya 6 aylık olup, bir yaşındaki gibi gösterişli olması şarttır. Deve en az beş yaşını, sığır ve mandanın ise en az iki yaşını bitirmiş olması icap eder. İcap eden yaşı doldurmamış, herhangi bir uzvu noksan olan veya sakatlığı olup kurban olmasına mâni bir durumu olan hayvanlar asla alınmamalıdır. (Daha detaylı bilgi ilmihal kitaplarından alınabilir)
Kurban Bayramı yaklaşıyor. Kurban Kesmek, İslam’ın beş şartından birisi ve hem maddi hem manevi çok özel bir ibadet. Bu sebepten insanlar büyük bir heyecan ve heves ile en iyisini yerine getirmeye çalışıyorlar. Uhrevi bir durum, çok güzel bir atmosfer. Ömründe hiç hayvan pazarına girmemiş olanlar, hayvana dokunmaktan çekinenler, pazarlıkları izleyenler, hayvanını incitmemek için elinde ekmek ile onu hem besleyerek hem severek götürmek isteyenlerin görüntüleri artık yavaş yavaş kaybolur oldu.
Kapalı alanlarda yapılan besicilik ve Kurban Kesimleri birçok geleneğimizin yok olmasına sebebiyet veriyor. Baba sabah kalkıp gidiyor, bir zaman sonra ellerinde et ve kemiklerle dolu kovalar ile eve geliyor. Aile hevesli değilse Kurban Bayramının yaşanası zamanlarının hiçbirisine şahitlik edemiyor.
En önemli konulardan birisi, Kurban özelliği taşıyan kurbanlık alabilmek; Davar cinsi kurbanlıklarda yanılma payı çok fazla olmuyor. Kuzu veya oğlak olduğu göz ile de olsa algılanabiliyor. Bölgemizde deve kesimi nerede ise hiç olmuyor. Sığırlarda dikkat etmezsek satıcıların insafına kalmış durumdayız. Şöyle ki: sığır cinsi hayvanlarda cüsse olarak büyük olmalarına rağmen yaşlarını doldurmamış hayvanların satıldığını görmekteyiz. Hazır yem yedikleri için kapak sökmeden* yaşını dolduran sığırların olabileceği gerçeğini de göz önüne alarak yanılma payı eklememiz gerekiyor. Fakat yaşını dahi doldurmamış hayvanların pazarlara getirildiğini ve kurbanlık olarak satıldığını görüyoruz.
Resmiyette buzağılara doğdukları günden itibaren en geç 20 gün içinde kayıtlarının yapılarak kulaklarını küpelerinin taktırılması gerekmektedir. Kurbanlık pazarlarına çıkmadan önce aşılarının yaptırılmış olması da şarttır. Her hayvanın kendisini tanıtan bir de kimlik belgesi vardır. Bu belge hayvanın cinsini, yaşını, sağlık durumunu vs. göstermesi açısından önemlidir. Siz dikkatli bir kurban alıcı iseniz, satıcının sizi bu konularda yanlış bilgi ile inandırması mümkün olmaz.
Özellikle Belediyelerimize denetim konusunda sorumluklar düşüyor. Çok güzel Kurbanlık Pazarları ayarlıyorlar. Ulaşım güzel, Kurban çadırları hoş, Kurban pazarlarına konulan tartılar iyi düşünülmüş hizmetler. Su ve tuvalet ihtiyaçlarını gidermek için imkânlar sağlanıyor. Sadece bir konu dikkatimi çekiyor; Her Kurban Bayramı öncesi pazarlarda Kurban vasfına uymayan yaşını doldurmamış ve bizim dilimizde “kapak sökmek” vasfını yerini getirmemiş birçok hayvanla karşılaşıyoruz. Kurban vasfını yerine getirmeyen hayvanı kurban etmek caiz değil ki. Satıcı almasın kardeşim. Alıcı satmasın kardeşim ben nereden bileceğim diyerek bu işin içinden çıkamaz. Bunun denetiminin Belediyelerimiz tarafından yapılması şart.
Tavsiyem şudur ki: Kurbanlık alacak olan kardeşlerim muhakkak yanlarında bilen biri ile gitsinler. Birbirlerine sürekli hatırlatsınlar: “kapak sökmüş müdür? Kimliğine bakın”, diyerek. Konu çok önemli ve dikkat etmek herkesten önce ibadeti yapan kişinin sorumluluğundadır. Bir kurbanlık satıcısının itirafını paylaşmak istiyorum
“Kapak sökmüş hayvan ile kapak sökmemiş hayvan arasında ciddi fiyat farkı var.”
Aman dikkat kurban edeceğim derken aldatmayı alışkanlık haline getirmiş olan kazanç için Ramazan Aylarımızı ve Kurban bayramlarımızı fırsat görenlere kurban olmayalım.
Eğer siz ben bu tür zorluklarla uğraşmak istemiyorum. Ülkemizden başka ülkelerde Dünyanın zor coğrafyalarında fakir kardeşlerimiz var. Kurbanımı oraya bağışlayacağım derseniz. Ümmetin mazlumları için yola çıkacak olan mallarının yanında canlarını da infak eden kuruluşlarımız var. İtimat ettiğiniz vakıf veya dernekler üzerinden kurbanlarınızı kestirebilirsiniz.
Ama kurban kesecek kardeşlerimize acizane tavsiye, birinci kurbanınızı muhakkak aileniz ile birlikte kesmenizdir. Bu sizin zorlanmadan kurban edebileceğiniz küçük baş bir havan olabilir. Ailenizi ve çocuklarınızı kurban kesilen alanlara götürerek mümkünse kurban kesimine bizzat iştirak ederek, İbadet şuurunun yaşanmasına dikkat etmek gereğine inanmaktayım. Aksi takdirde unutulan bir ibadet olacak Kurban. (Hal ve gidişat böyle maalesef)
“Şimdi sen Rabbine kulluk et ve kurban kes.” (Kevser 108/2) emrine uyarak Kurbanlık alacak olan kardeşlerimizin kurbanlarının mübarek olmasını temenni ediyorum.
Bir hassas konu da şu ki: Rabbimiz Kerim Kitabında “Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır. Sizden O'na sadece takva ulaşır.” Bu hal üzere olan insanların ibadetlerine laf söylemek en başta emrin sahibi olan Rabbimizi incitir. Bu sebeple hiç kimsenin bir başka kimsenin ibadetine dil uzatmaya hakkı da haddi de yoktur. Ülkemizde her Kurban Bayramı’nda bir kısım amaçsız ve inançsız takımından haddini bilmez kişilerin dillerine doladıkları, kurbanlıklar ve kurban kesen insanları rencide edecek şekilde açıklamalar yapılmakta. Bu tür düşüncesiz insanlar bilmelidir ki; bu yaptıkları terbiyesizlikler her şeyden önce gene kendilerinin dillerine doladıkları insan haklarına ve inanç hürriyetine saygısızlıktır.
Netice olarak, her ibadette olduğu gibi Kurban alırken, kurban keserken çok hassas olmalı, samimiyet, ihlas ile iman ile hareket etmeliyiz. Kesilen kurbanların hiçbir uzvunun ziyan olmasına müsaade etmemeliyiz. Kurbanın etleri ne kadar önemli ise diğer uzuvları da o kadar önemlidir. İbadetin ruhuna aykırı haller hiçbir Müslümana yakışmaz. Çok eski zamanlardan kalma çöp kenarlarına bırakılan işkembe ve kurban artıklarının görüntülerine de zaman zaman rastlamaktayız. Bu konuya da çok dikkat etmek şart.
Son söz: İbadetin maksadı Rabbimizin rızasını kazanabilmektir. İbrahim (a.s)’ın samimiyet ve İsmail (a.s)’ın teslimiyet ile yaşayabileceğimiz bir Kurban Bayramı temenni ediyorum. Dilerim Kurbanlıklarımız bizleri cennete götüren Buraklar olsunlar.
- Kapak Sökme: Sığırda kapak atma (sökme), hayvanın yaklaşık 2 yaşını doldurduğunda alt çenenin ön kısmındaki iki süt dişini döküp yerine daha büyük kalıcı dişler (kazma diş) çıkarmasıdır. Bu durum, büyükbaş hayvanın kurbanlık olma şartını (2 kameri yaş) taşıdığını gösterir ve hayvanın diş kontrolü ile anlaşılır.










