Sayın Cumhurbaşkanım,
Bizler yıllardır aşağıda yazacağım sorunları; yetkilisine, muhatabına ve o dönemin bakanlarına en doğru şekilde ilettik. Ancak gelinen süreçte, artık ayyuka çıkan bu sorunların çözümü konusunda bir milim dahi ilerleme sağlanmadığını görüyoruz. Her zaman olduğu gibi bugün de şunu ifade etmek isteriz ki; yaparsanız siz yaparsınız, çözerseniz siz çözersiniz.
Eşimin başından geçen ve ailemizin tüm hayat akışını değiştiren kanser hastalığı ile bizler altı yıl önce tanıştık.
O günlerde sık sık dile getirdiğim eksiklikler, aradan geçen zamana rağmen giderilmediği gibi ne yazık ki artarak devam etmektedir.
Bugün bir hastaya kanser teşhisi konulduğunda, kemoterapi ya da ışın tedavisi öncesinde yapılması gereken biyopsi için hastanelerde en yakın tarih olarak 8, 9 10 ay sonrasına gün verilmektedir. PET çekimi için ise yine en az 8–9 ay sonraya randevu oluşturulmaktadır. Son dönemlerde bu sistem öyle bir hâl almıştır ki, sanki bu 10 aylık, 1 yıllık bekleme süreleri normalmiş gibi bir algı oluşturulmuş ve bu durum adeta rutin hâle getirilmiştir.
Bu hastalıkla tanışan binlerce hasta, yalnızca biyopsi ve PET çekimi yaptırabilmek için torpil aramak, adam bulmak, milletvekili araya sokmak, başhekime yalvarmak zorunda bırakılmaktadır. Bu tablo, ne sizin vizyonunuza ne de bu ülkenin sağlık anlayışına yakışmamaktadır.
Sizin görevlendirdiğiniz ya da bir şekilde sizin gölgenizi kullanarak bir yerlere gelen bazı kişilerin ise tek derdinin; hastanelere arkadaşlarını, dostlarını ve çıkar çevrelerini liyakatsiz şekilde müdür, yetkili gibi görevlere getirmek, kadrolara yerleştirmek olduğu açıkça görülmektedir. Milletin derdiyle ilgilenmek yerine, yalnızca size, mücadelenize, vizyonunuza ve milletinize nasıl zarar verileceğinin hesabını yapan bu anlayış yüzünden sorunlar her geçen gün büyümekte, vatandaş sıkıntıyla baş başa bırakılmaktadır.
Dakikanın hayati önem taşıdığı bir hastalıkta, aylar sonrasına verilen randevular hastayı adeta ölüme terk etmenin bir yöntemi hâline gelmiştir. Bu sorunların çözüm bulamaması nedeniyle onkoloji hastaları çaresizlik içinde, bu hastalığı ranta çeviren ve kendini şifa dağıtıyor gibi gösteren kişilerin tuzaklarına düşmekte, hayatları daha da kötü bir hâl almaktadır.
Şunu da özellikle ifade etmek isterim ki; bir şekilde hasta, tüm bu zorlukları aşarak onkoloji bölümüne ulaşabildiğinde, orada Allah doktorlardan, hemşirelerden ve diğer tüm sağlık personelinden razı olsun; hastalara adeta bebek gibi bakılmaktadır.










