Hz. Muhammed (s.a.s) Hicri altıncı yılda 1400 sahabesi ile birlikte Hac maksadı ile Mekke’ye doğru yola çıktı. Mekke’nin Cidde tarafına bulunan Hudeybiye’de konakladılar.
Hz. Osman (r.a) Kureyş’in ileri gelenleri ile geliş maksatlarını görüşmek üzere elçi olarak gönderildi. Ancak Kureyşliler Hz. Osman’ı (r.a) geri göndermediler. Hatta Hz. Osman’ın (r.a) şehit edildiğine dair bir söylenti yayıldı. Allah Resulü (s.a.s) kafilede bulunan bütün Müminleri toplayarak, onlara İslam yolunda her şeylerini, canlarını dahi vereceklerine dair yemin ettirdi. En sonunda sol elini sağ eline alarak şöyle dedi: “Bu da Osman’ın Bey’atıdır.” Bu olay Rıdvan Bey’ati bilinir. Allah (c.c.) Kuranı Kerimde bu olayı bize şöyle haber verir. “Şüphesiz Allah, ağaç altında sana biat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih(1) ve elde edecekleri birçok ganimetler nasip etmiştir. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Fetih Süresi 18-19)
Bu olay Mekke’de duyulunca müşrikler telaşa kapıldılar. Hz. Muhammed (s.a.s) ile antlaşma imzalamaya karar verdiler. Bu antlaşmaya Hudeybiye Antlaşması denilmektedir. Antlaşmanın maddeleri şöyle idi:
1-Müslümanlar o yıl Hac etmeden Medine’ye geri dönecekler.
2-Müslümanlar bir yıl sonra Mekke’ye hac için gelecekler ancak Mekke’de 3 gün kalabileceklerdir.
3-Müslümanlar Sonradan Müslüman olan hiçbir kimseyi Medine’ye kabul etmeyecekler. Mekke’de kalmak isteyene de engel olmayacaklar.
4-Mekke’li bir Müslüman Medine’ye giderse iade edilecek. Fakat Medineli bir Müslüman Mekke’ye giderse iade edilmeyecek.
5-Kureyşliler Müslümanlara saldırmayacaklar, Müslümanlara karşı başkalarına da yardım etmeyecekler. Müslümanlar başkaları ile savaşırlarsa tarafsız kalacaklar.
Bu maddeler çok ağır ve Müslümanların aleyhine idi. Tabi olarak bütün sahâbî başta da Hz. Ömer (r.a) çok üzgün ve kızgındılar. Bu antlaşma nasıl imzalanırdı. Fakat Hz. Muhammed (s.a.s) antlaşmayı ilahi emir ile kabul etmişti. Antlaşma kısa dönemde aleyhte gibi görünse de uzun dönemde Müslümanların rahat bırakılması açısından hayırlı olmuştur. Kur’an bu olayı şöyle anlatır: “Şüphesiz biz sana açık bir fetih(2) verdik. Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin.”
(1) Ayette sözü edilen “yakın bir fetih”, Hudeybiye antlaşmasından hemen sonra gerçekleşen Hayber’in fethi olayıdır. Daha sonraki ayetlerde sözü edilen ganimetler de burada elde edilen ganimetlerdir.
(2) Ayetteki “açık bir fetih” ile daha sonra gerçekleşecek Mekke fethi kastedilmektedir.
Kaynaklar:
*İslam Ansiklopedisi
*Siyer Ansiklopedisi
-Bir sonraki yazımızda Hudeybiye Antlaşmasının analizini yapmaya gayret edeceğiz….