Reklam
Reklam
Reklam

2300 rakımdaki Kef Kalesi'ndeki kazı çalışmaları tarihe ışık tutacak

Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde Urartular dönemine ait 2300 rakımdaki Kef Kalesi'nde 50 yıl aradan sonra başlatılan arkeolojik kazı çalışmalarının tarihe ışık tutması bekleniyor.

2300 rakımdaki Kef Kalesi'ndeki kazı çalışmaları tarihe ışık tutacak

Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde Urartular dönemine ait 2300 rakımdaki Kef Kalesi'nde 50 yıl aradan sonra başlatılan arkeolojik kazı çalışmalarının tarihe ışık tutması bekleniyor.

2300 rakımdaki Kef Kalesi'ndeki kazı çalışmaları tarihe ışık tutacak
15 Ekim 2021 - 18:13 - Güncelleme: 15 Ekim 2021 - 18:13

Kültür ve Turizm Bakanlığının izni, Ahlat Müze Müdürü Mikail Ercek'in başkanlığında yürütülen çalışmalarda, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Coşkun'un bilimsel danışmanlığında 15 kişilik ekip görev yapıyor.

 

Urartu Kralı 2. Rusa tarafından Süphan Dağı eteğinde Van Gölü'ne hakim tepede inşa edilen Kef Kalesi'nde, üzerinde çivi yazısı olan taş ve seramik parçaları bulundu.

"Kale, milattan önce 7. yüzyıla tarihlendiriliyor"

Doç. Dr. Coşkun, AA muhabirine, 50 yıl sonra Kef Kalesi arkeolojik kazı çalışmasına başlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Kazıya, kalenin içindeki sarayın salon bölümünden başladıklarını anlatan Coşkun, şöyle konuştu:

"Bu bölümde yaptığımız ilk kazılarda önemli buluntular elde ettik. Çivi yazılı taş bir belge ile yine çivi yazılı seramik belge bulduk. Kazılarımız, milattan önce 685-645 yılları arasında hüküm süren Urartu'nun önemli krallarından 2. Rusa döneminde inşa edilen sarayın salon bölümünde yapılıyor. Bu saray milattan önce 7. yüzyılın ilk yarısına tarihleniyor. Kalenin, büyük bir yangın geçirdiğini çalışmalarda ortaya çıkardık. Buradaki devasa fil ayaklarını (kolonlar) tekrar ortaya çıkarmak ve turizme katkı sağlamak için çalışmalarımızı devam ettiriyoruz."

"Sarayda 30 oda tespit edilmiş"

Urartu Kralı 2. Rusa'nın imar faaliyetlerine önem verdiğini ve buradaki taş cinsini genellikle kazılarda görmediklerini aktaran Coşkun, kralın getirttiği andezit taşlarından sadece salon bölümü yaptırmadığını aynı zamanda sur inşasında da bu taşlardan faydalandığını dile getirdi.

Yangından sonra kullanılmayan sarayda büyük bir yağmanın yaşandığını belirten Coşkun, şunları kaydetti:

"Yaptığımız çalışmalarda en azından o dönemden kalan diğer buluntuları bulmak ve fil ayaklarını tekrar kaldırmak istiyoruz. Burası 2650 yıllık bir kale. 2. Rusa'nın en zengin olduğu dönemde yaptırılan kalelerden biri. Sarayda önceki kazılarda 30 oda tespit edilmiş ancak en az 100 oda olduğunu değerlendiriyoruz. Diğer odaları gelecek yıl kazmayı planlıyoruz. Bu yıl fil ayaklarının bazı kısımlarını ayağa kaldırarak etrafını açacağız. Bu çalışmalarla hem Urartular dönemine hem de Adilcevaz arkeolojisine katkı sunmayı istiyoruz. Yapı ve içindeki buluntularla ilgili fazla bilgimiz yok. Urartu ve bölge arkeolojisiyle ilgili yeni bilgiler ortaya çıkaracağız."

Kazı çalışmasını inceleyen Kaymakam İsmail Demir ise "Kef Kalesi insanlık tarihinin en eski yapılarından biri." dedi.

Urartulara ev sahipliği yapmış mekanın gün yüzüne çıkarılmasının ilçe ve bölge için önemli olduğunu belirten Demir, "Bu arkeolojik kazıların turizme ve buradaki diğer sektörlere katkı sunacağını düşünüyorum. Çalışma yürüten hocalarımıza teşekkür ediyoruz." ifadelerini kullandı.

 

 

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum