Prof. Dr. Özkaya, zatürrenin aslında tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ancak ihmale gelmediğini vurguladı. “Zatürre, tedavi edilmediğinde ciddi komplikasyonlara ve ölüme neden olabilir. Herkes bu hastalık açısından risk altında. Normalde solunum yoluyla vücuda giren bakteri ve mikroorganizmalar bağışıklık sistemi tarafından temizlenir, ancak bağışıklık zayıfladığında hastalık ortaya çıkar” dedi.
“Covid-19’un ilk dönemlerindeki gibi buzlu cam görüntüleri görüyoruz”
Özkaya, özellikle grip sonrası dönemin zatürre açısından en tehlikeli dönem olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Uzamış grip ve öksürükle gelen hastalarımızın akciğer röntgenlerinde, bazen gözden kaçan ancak detaylı incelemelerde Covid-19’un ilk zamanlarındaki gibi ‘buzlu cam’ görünümleriyle karşılaşıyoruz. Bu bulgular viral zatürreyi destekliyor. Grip ve benzeri viral hastalıklar sonrası toplumda zatürre vakalarının hızla arttığını gözlemliyoruz.”
“Ölüm oranı yüzde 40’a kadar çıkabiliyor”
Zatürreye yakalanan hastalarda ölüm oranlarının hastalığın ciddiyetine göre değiştiğini ifade eden Prof. Dr. Özkaya, “Ayakta tedavi edilenlerde ölüm oranı yüzde 1-5, hastanede yatanlarda yüzde 12, yoğun bakım desteği gerektirenlerde ise yüzde 40’a kadar yükselebiliyor” dedi.
“Aşı ve hijyenle korunmak mümkün”
Kronik hastalığı olanlar ve yaşlıların mutlaka grip ve zatürre aşılarını yaptırmaları gerektiğini vurgulayan Özkaya, vatandaşlara şu tavsiyelerde bulundu:
“Toplu etkinliklerde dikkatli olunmalı, maske kullanımı ve kişisel hijyen ihmal edilmemeli. Zatürre, ihmale gelmeyen ciddi bir hastalıktır. Aşı ve hijyen önlemleriyle bu hastalıktan korunmak mümkündür.”















