Şevket Mirziyoyev’in Cumhurbaşkanı olarak göreve başlamasıyla Özbekistan’da yalnızca siyasi değil, toplumsal bir değişim de yaşandı. “Devlet halka hizmet içindir” anlayışı yönetimin temel ilkesi hâline geldi.
Valiler ve bakanlar sahaya indi. Köyler ve mahalleler ziyaret edildi. Yetkililer vatandaşların evlerine girerek sorunları yerinde dinledi. Daha önce ulaşılması zor olan devlet yöneticilerinin doğrudan halkla temas kurması, toplumda güven ve umut duygusunu güçlendirdi.
Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, ülkenin farklı bölgelerine düzenli ziyaretler gerçekleştirdi. Plan dışı rota değişiklikleriyle en ücra mahallelere kadar gitti. Bu uygulama, yerel yönetimleri daha sorumlu hâle getirirken sorunların çözüm süresini de hızlandırdı.
Akademisyenler, girişimciler, öğretmenler, sanatçılar ve gençlerle yapılan toplantılar düzenli hâle geldi. Bu görüşmelerin ardından alınan kararlar, ekonomik ve entelektüel hayata doğrudan yansıdı.
Yoğun çalışma temposu ve sahadaki aktif liderlik anlayışı, Mirziyoyev’i halk nezdinde reformcu ve kararlı bir lider konumuna taşıdı.
Komşularla Yeni Dönem
Mirziyoyev dönemi, dış politikada da yeni bir sayfa açtı. Komşu ülkelerle ilişkiler yumuşama ve karşılıklı güven temelinde yeniden şekillendi.
Sınırlar açıldı, ulaşım kolaylaştı. Yıllar sonra kavuşan akrabaların görüntüleri kamuoyunda derin yankı uyandırdı. Orta Asya’da dostluk ve iş birliği ortamı güç kazandı.
Özbekistan’ın Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan ve diğer Türk devletleriyle ilişkileri yeni bir seviyeye ulaştı. Türk Devletleri Teşkilatı ve TÜRKSOY başta olmak üzere çok taraflı platformlardaki iş birlikleri artırıldı.

Üçüncü Rönesans Vizyonu
Özbekistan, kalkınmayı yalnızca ekonomik reformlarla sınırlı görmüyor. Kültür, eğitim, bilim ve manevi değerler de dönüşümün temel unsurları arasında yer alıyor.
Bu yaklaşım “Üçüncü Rönesans” kavramıyla ifade ediliyor. Tarihte Birinci ve İkinci Rönesans dönemlerine ev sahipliği yapan bu topraklar, yeniden bir aydınlanma sürecine hazırlanıyor.
Harezmî’den İbn Sina’ya, İmam Buhari’den Ali Şir Nevaî’ye kadar birçok büyük âlimin mirası bu vizyonun temelini oluşturuyor. 20. yüzyıl başındaki Cedid hareketinin yarım kalan idealleri ise bugün yeniden hayat buluyor.
İslam Medeniyeti Merkezi Hayata Geçti
Bu vizyonun en somut projelerinden biri, Taşkent’te kurulan İslam Medeniyeti Merkezi oldu. Merkez, Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in 23 Haziran 2017 tarihli kararıyla başlatıldı.
Mirziyoyev, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada İslam’ın barışçıl ve insani değerlerini dünyaya anlatmanın öncelikleri arasında olduğunu vurguladı.
2018 yılında temeli atılan merkez, sekiz yıllık çalışmanın ardından tamamlandı. Cumhurbaşkanı projeyi on kez bizzat ziyaret etti.
161 metre uzunluğunda ve 118 metre genişliğindeki merkez, geleneksel mimari ile modern tasarımı bir araya getiriyor. 65 metre yüksekliğindeki ana kubbe ve Kur’an-ı Kerim Salonu yapının merkezinde yer alıyor.
Burada Osman Mushafı başta olmak üzere, Samanîler, Karahanlılar, Harezmşahlar ve Timurlular dönemine ait nadir el yazmaları sergilenecek.

Tarihi Miras Geri Kazanılıyor
Özbekistan, son yıllarda yurt dışındaki tarihî eserlerini ülkeye kazandırmak için kapsamlı bir program yürüttü. Avrupa’dan Orta Doğu’ya kadar birçok ülkede bulunan eserler tespit edildi ve satın alındı.
Christie’s ve Sotheby’s müzayedelerinden 580’den fazla eser geri alındı. Soğd dokumaları, Selçuklu dönemi takıları, Timurlulara ait el yazmaları ve Babürlü mirası bu koleksiyonun önemli parçaları arasında yer alıyor.
Mirza Babür’e ait olduğu belirtilen bir hırkanın da merkezde sergileneceği ifade ediliyor.
Bilim, Kültür ve İnanç Aynı Çatıda
Merkez, İslam öncesi medeniyetlerden günümüze uzanan geniş bir tarih anlatımı sunuyor. Arkeolojik buluntular, Özbekistan’ın satranç ve müzik tarihindeki önemini de ortaya koyuyor.
Üçüncü katta yer alan modern kütüphane, 350 bin basılı kitap ve 5 milyon dijital kaynağa ev sahipliği yapıyor. UNESCO, TÜRKSOY, ISESCO ve IRCICA gibi kuruluşların ofisleri de merkezde yer alıyor.
Uluslararası kongreler, bilim insanları forumları ve akademik çalışmalar düzenli olarak gerçekleştiriliyor.

Küresel İlgi Artıyor
İslam Medeniyeti Merkezi, BM Genel Sekreteri António Guterres başta olmak üzere çok sayıda uluslararası ismi ağırladı. Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, merkezin yakında resmen açılacağını BM Genel Kurulu’nda duyurdu.
Merkez, Özbekistan’ın kültürel kimliğini ve Üçüncü Rönesans iddiasını dünyaya taşıyan sembol projelerden biri olarak öne çıkıyor.
Uzmanlara göre, gelecek nesiller Birinci ve İkinci Rönesans’la birlikte bugün temelleri atılan Üçüncü Rönesans dönemini de tarih sayfalarına gururla yazacak.
Şevket ARTİKOV
TÜRKSOY Özbekistan Cumhuriyeti Ülke Temsilcisi




















