Reklam
Reklam

HULUSİ AKAR: ''SAVUNMA SANAYİİNDE CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI ''

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Bakanlığın 2023 Bütçesinin Görüşüldüğü TBMM Genel Kurulunda Konuştu

HULUSİ AKAR: ''SAVUNMA SANAYİİNDE CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI ''

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Bakanlığın 2023 Bütçesinin Görüşüldüğü TBMM Genel Kurulunda Konuştu

HULUSİ AKAR: ''SAVUNMA SANAYİİNDE CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI ''
09 2022 - 22:51

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Bakanlığın 2023 bütçesinin görüşüldüğü TBMM Genel Kurulu’nda bakanlığın faaliyetlerine ilişkin bir konuşma yaptı. Bakan Akar özetle şunları söyledi:

CUMHURİYET TARİHİNİN EN YOĞUN VE ETKİLİ FAALİYETLERİ İCRA EDİLİYOR 

Ülkemizin önemli misyonlar üstlendiği bu süreçte, görev ve sorumlulukları artan Millî Savunma Bakanlığımız da bölgesel ve küresel güvenlik için yeni yaklaşım ve stratejilerle Cumhuriyet tarihinin en yoğun ve en etkili faaliyetlerini icra etmektedir.

Bu çerçevede kahraman ordumuz, egemenlik ve bağımsızlığımız için;

- “Hudut namustur.” anlayışıyla hudutlarımızın güvenliğini sağlamakta,
- Terörü kaynağında yok etme stratejisi ile yurt içinde ve sınır ötesinde başta PKK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı mücadele etmekte,
- Denizlerimizde ve semalarımızdaki hak ve menfaatlerimizi azim ve kararlılıkla korumakta,
- Aynı zamanda yedi iklim üç kıtaya barış, huzur ve adaleti götüren atalarımızdan aldığı ilhamla, bölge ve dünya barışına katkıda bulunmak için de büyük gayret göstermekte,
- Her türlü tehdit ve tehlikeye karşı hazır olmak için Cumhuriyet tarihimizin en büyük ve en kapsamlı tatbikatlarını icra etmektedir.

HUDUTLARDA 248 BİN KİŞİNİN GEÇİŞİ ENGELLENDİ 

Hudutlarımız, 7 gün 24 saat esasına göre kesintisiz olarak hudut birliklerimiz tarafından bugüne kadarki en yoğun ve en etkili tedbirler ile korunmaktadır.

Hudut güvenliğimiz, hudut hattında; hudut birliklerimiz ve komandolarımız tarafından; hudut gerisinde ise jandarma ve polislerimiz tarafından sağlanmaktadır.  

Hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasında; sınır fiziki güvenlik sistemine dayalı tel örgü, hendek, duvar ve gözetleme sistemlerinden meydana gelen dünya standartlarında, yüksek teknolojiye sahip araç, gereç ve teçhizat kullanılmaktadır.

Nitekim alınan bu tedbirler, Milli Savunma Komisyonu üyelerimiz ile 9 dost ve kardeş ülke tarafından da yerinde görülmüştür.

Her geçen gün alınan ilave tedbirlerle sadece 01 Ocak’tan itibaren hudutlarımızda 248 bin kişinin geçişi engellenmiş; yakalanan 7 bin düzensiz göçmen ile 789 terörist kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir.
Hudutlarımızda alınan bu yoğun önlemler ve sınır ötesinde yapılan etkin operasyonlar sonucunda, terör örgütünün hudutlarımızdan eleman ve malzeme aktarımı çok büyük ölçüde engellenmiş, durma noktasına gelmiştir.  

Tüm bu üst düzey tedbirlere, personelimizin olağanüstü kahramanlık ve fedakârlığına rağmen, millî bir mesele olan hudut güvenliği, maalesef zaman zaman tartışma konusu yapılmakta; resmi açıklamalar ve yapılan bilgilendirmeler dikkate alınmadan gerçek dışı, abartılı ve yanıltıcı bazı söylemler ortaya atılmaktadır.  
Mehmetçik; 8,5 metre kar ve -39 ile +44 derece gibi hava ve her türlü arazi koşulunda, canı pahasına, büyük bir kahramanlık ve fedakârlıkla görev yapmaktadır.
Beklentimiz, sadece ve sadece Mehmetçiğin emeğine saygı gösterilmesidir.


TERÖRLE MÜCADELE

Malumunuz 2013-2015 yılları arasındaki çözüm sürecine rağmen terör örgütünün eylemlerine devam etmesi üzerine operasyonlar başlatılmıştır.
Bu kapsamda;

- 24 Temmuz 2015’ten bugüne kadar; yurt içinde, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde toplam 37 bin
- Sadece bu yılın başından itibaren ise 4 bin civarında terörist etkisiz hâle getirilmiştir.

Ülkemizin ve asil milletimizin savunmasını ve güvenliğini sağlamak için;
Tüm terör örgütlerine karşı mücadelemiz,

- Artan bir şiddet ve tempoda ve taarruzi bir ruhla,
- “Ölürsem şehit, kalırsam gazi” anlayışıyla,
- Azim ve kararlılıkla, başarılı bir şekilde devam etmektedir.  

Özellikle ifade etmek isterim ki, icra edilen tüm operasyonlarımız;

- BM Şartı’nın 51’inci maddesinde belirtilen meşru müdafaa hakkı kapsamında ve uluslararası hukuka uygun,
- Komşularımızın toprak bütünlüğüne ve egemenlik haklarına saygılı,
- Sadece ve sadece terör unsurları hedef alınarak,
- Dini ve etnik kökenine bakılmaksızın masum insanlar başta olmak üzere tarihi,  dini, kültürel dokular, sivil altyapı ve çevre ile koalisyon unsurlarının güvenliğine ve korunmasına hiçbir ordunun göstermediği kadar azami dikkat ve hassasiyet gösterilerek icra edilmektedir.

Kahraman ordumuzun başarılarına gölge düşürmek, terör örgütüne nefes aldırmak, adeta solunum cihazı bağlamak isteyenlerin TSK’nin kimyasal silah kullandığı ve benzeri düşmanca iftiralar; tamamen gerçek dışıdır, bir hezeyandır. Özellikle yurt dışında bir algı oluşturmaya yönelik “çamur at izi kalsın” çabasıdır.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde kimyasal silah ve mühimmat geliştirilmemekte, üretilmemekte, stoklanmamakta, kullanılmamakta; envanterde uluslararası hukuk ve anlaşmalarla yasaklanmış hiçbir silah ve mühimmat asla bulundurulmamaktadır.  

Bu konuda dikkat ve hassasiyet gösteren, yerli ve milli bir duruş sergileyen siyasi partilerimize, tüm kurum ve kuruluşlarımıza, basın mensuplarına ve bizleri her zaman destekleyen değerli vatandaşlarımıza bir kez daha Bakanlığımız adına şükranlarımı sunuyorum.

İçeride ve dışarıda yapılan diğer bir kara propaganda da terörle mücadelemizin Kürt kardeşlerimize karşı olduğu iftirasıdır. Bu yalandır, bu alçaklıktır. Bir kez daha vurgulamak isterim ki; bin yıldır bu coğrafyayı, ekmeği, suyu birlikte paylaşan Türkler ve Kürtler kardeştir.

Bunun en açık göstergesi de; vatan için, bayrak için, Cumhuriyet için omuz omuza mücadele verirken canlarını feda eden ve şehitliklerimizde yan yana yatan kahramanlarımızdır, şehitlerimizdir. Tek hedefimiz teröristlerdir. Terörist neredeyse hedefimiz orasıdır.

PKK=YPG/PYD, hepsi aynı. Bizim için adları ne olursa olsun, kim destek verirse versin, ülkemizi ve asil milletimizi terör belasından kurtarmakta kararlıyız.

Bu kapsamda Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyinde terör örgütüne yönelik 19 Kasım’da başlatılan Pençe Kılıç dahil son dönemin en büyük, en kapsamlı ve en etkili kara ve hava operasyonları icra edilmektedir.
Harekâtta, terör hedefleri ateş altına alınmış, çok sayıda barınak, sığınak, mağara, tünel, depo ve sözde karargâh tam isabetle imha edilirken, aralarında örgütün sözde yöneticilerinin de bulunduğu tespit edilebilen 364 terörist etkisiz hale getirilmiştir.

Teröristler tarafından 20-22 Kasım’da hedef gözetmeksizin sivil yerleşim yerlerine yapılan alçak saldırılara ise her zaman olduğu gibi gerekli karşılık verildi, verilmektedir. Şehitlerimizin, masum insanlarımızın kanını hiçbir zaman yerde bırakmadık, bırakmayacağız; teröristlerin yaptıklarının hesabını sorduk, sormaya devam edeceğiz.
Bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyen ülkeler başta olmak üzere hiç kimse bizden sınırımızın hemen dibinde yuvalanan teröristlere karşı müsamaha göstermemizi beklemesin.

Operasyon; teknik, taktik ve matematik konusudur. TSK, ülkemizin ve asil milletimizin güvenliği için uygun yer ve zamanda gerekli her türlü tedbiri alacaktır.

PENÇE-KİLİT OPERASYONU İLE KİLİT KAPATILDI 

Irak’ın kuzeyinde PKK ile mücadelemiz, Irak ile koordineli ve yakın iş birliği içerisinde sürdürülmektedir.
Son olarak 17 Nisan’da başlatılan Pençe-Kilit Harekâtı ile kilit kapatılmış ve böylece hudutlarımızın ileriden güvenlik ve kontrolü sağlanmıştır.

Bu kapsamda icra edilen operasyonlar ile yıllarca teröristlerin yuvalandığı girilemez denilen yerlere girilmiş, ulaşılamaz denilen yerlere ulaşılmıştır. Mehmetçiğin nefesi, teröristlerin ensesindedir.
Diğer Bakanlık, kurum ve kuruluşlar ile koordineli olarak sürdürdüğümüz mücadele neticesinde terör örgütündeki çöküş hızlanmış, teslim olmalar artmış ve bu çöküş, elebaşlarının son dönemdeki ifade ve açıklamalarına da yansımıştır.

Ayrıca içeride ve dışarıdaki terör örgütü destekçilerinin kimyalarının bozulmasından da örgütün fiziken çöküşü anlaşılmaktadır.

SURİYE’DEKİ HAREKATLAR İLE TERÖR KORİDORU ENGELLENDİ

Suriye’deki gelişmelere bakıldığında; 15 Temmuz hain darbe girişiminden kısa bir süre sonra hudutlarımızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak için Suriye’nin kuzeyinde PKK/PYD/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerine karşı kapsamlı operasyonlar icra edilmiştir.

Başarıyla icra edilen bu operasyonlar ile;
- Ülkemizin güneyinde kurulmak istenen terör koridoru engellenmiş,
- Yeni bir göç dalgası ve insanlık dramının yaşanması önlenmiştir.  
Terör koridoru engellenmeseydi, bugün çok daha zor ve karmaşık durumlarla karşı karşıya kalacağımızın iyi bilinmesi ve anlaşılması lazım.

Burada özellikle hatırlatmak isterim ki; TSK, DEAŞ’la göğüs göğse mücadele eden tek ordudur ve yaklaşık 4 bin 500 DEAŞ’lı teröristi etkisiz hale getirmiştir.

Bu operasyonlar sonucunda;

530 bini Türkiye’den olmak üzere 1 milyondan fazla Suriyeli evlerine ve topraklarına gönüllü, güvenli ve saygın bir şekilde dönmüştür.

Güvenli hale getirilen bölgelerde hayatın normalleşmesi için de ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşlar ile koordineli olarak çalışmalarımız devam etmektedir.    

Amacımız;
- Öncelikle bölgedeki teröristleri etkisiz hale getirmek, sınır güvenliğimizi tesis etmek,
- Yaşanan insani trajedilerin son bulmasını ve Türkiye’de yaşayan Suriyeli kardeşlerimizin de evlerine, topraklarına dönmelerini sağlamaktır.
 
YUNANİSTAN TÜRKLERİ SİNDİRMEYE ÇALIŞIYOR 

Türkiye olarak tüm komşularımızın sınırlarına, hakkına, hukukuna saygılı olduğumuzu; tüm ilişkilerimizde barış, dostluk, diyalog, iyi komşuluk ve iş birliği beklediğimizi her zaman ifade ettik, ediyoruz.
Ancak Yunanistan akıl, mantık ve hukuk dışı talep ve iddialar ile sürekli provokatif eylem ve saldırgan söylemlerle gerginliği artırmak için her türlü girişimde bulunmaktadır.

Yunanistan;

- Kurulduğu günden itibaren Megali İdea peşinde 7 aşamada 3 kat genişlemesine rağmen “Yeni Osmanlıcılık” diye bir kavram uydurarak büyük bir pişkinlikle Türkiye’yi yayılmacılıkla suçlamakta,  
- Türk varlığını yok sayarak asimilasyon politikalarıyla, baskıyla Yunanistan’da yaşayan Türkleri sindirmeye çalışmakta,
- Terör örgütleriyle iş birliği yaparak teröristlere özellikle Lavrion kampında her türlü yardım ve yataklığı yapmakta; tüm dünyaca bilinen bu gerçekleri de utanmadan inkâr etmekte,
- Göçmenlere karşı son derece acımasız, insanlık dışı uygulamalarla onları Türkiye sınırlarına doğru itmektedir.
Yunanistan’ın yaptığı her türlü haksız, hukuksuz eyleme, mütekabiliyet kapsamında diplomatik alanda ve sahada gerekli karşılık verilmektedir.

Beklentimiz, bazı Yunan siyasilerin ve askerî şahısların iç politik amaçlarla uzlaşmaz ve kışkırtıcı tavırlarından derhal vazgeçmeleri, problemlerin diyalog yoluyla çözümüne odaklanmaları ve tarihten ders almalarıdır.
Yarınlarının iyi olmasını isteyenler, dünün ve bugünün yanlışlarından dönmelidirler.

Samimi temennimiz; Ege ve Akdeniz’in dostluk denizi olması, tüm zenginliklerin adil bir şekilde paylaşılmasıdır.
 
KIBRIS’TA ÇÖZÜM EGEMEN VE EŞİT BAĞIMSIZ İKİ DEVLET

 Kıbrıs konusunda da tek çözüm egemen ve eşit bağımsız iki devletin varlığının kabul edilmesidir.
Kıbrıs bizim millî meselemizdir. Garanti ve İttifak antlaşmaları doğrultusunda geçmişte olduğu gibi bugün de Kıbrıslı kardeşlerimizin yanındayız.

Sonuç olarak Kıbrıs, Ege ve Doğu Akdeniz’de diyaloğa açık olmakla beraber, hiçbir oldubittiye müsaade etmedik, etmeyeceğiz.

Kendimizin ve Kıbrıslı kardeşlerimizin hak ve menfaatlerini korumakta azimliyiz, kararlıyız ve buna da muktediriz.

AMACIMIZ TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ VE SİYASİ BİRLİĞİNİ SAĞLAMIŞ BİR LİBYA,

Biz kendi güvenliğimizi sağlarken aynı zamanda dost ve kardeş ülkelerin haklı davalarını da desteklemekteyiz.
Bu çerçevede 500 yıllık kardeşlik bağlarımız olan Libya’da, meşru hükümetle uluslararası hukuka uygun olarak imzalanan ikili anlaşmalar ve TBMM’nin onayı doğrultusunda bulunuyor; Libya’da ve Türkiye’de askerî eğitim ile sağlık desteği, yardım ve danışmanlık faaliyetlerini icra ediyoruz.

Türkiye, Libyalı kardeşlerimizle omuz omuza ve dayanışma halinde mevcut istikrarın oluşmasına ve siyasi sürecin başlamasına önemli katkılar sağlamış, sağlamaya da devam etmektedir.

Amacımız, “Libya, Libyalılarındır.” anlayışıyla toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini sağlamış bir Libya’nın oluşumuna katkıda bulunmaktır.  
 
AZERBAYCAN’DA “GARDAŞ YUMRUĞU” TATBİKATI BAŞARIYLA İCRA EDİLDİ

Kafkasya Bölgesi’nin de istikrarına önem veriyor; bölgede barışın sağlanması için büyük gayret gösteriyoruz.
Can Azerbaycan, 30 yıl işgal altında kalan öz topraklarını; Karabağ’ı, 44 gün süren “Tek Vatan Harekâtı” ile Ermenistan işgalinden kurtarmıştır.

Harekâtın ardından, ateşkes kapsamında kurulan Ortak Merkezde, TSK personeli ve Rus askerleri birlikte görev 
yapmakta, ateşkesin kalıcı olması ve istikrar için gayret sarf etmektedirler.

Hâlihazırda TSK, Azerbaycan ordusunun modernizasyon, tatbikat ve eğitim faaliyetlerine destek sağlamakta; işgalden kurtarılan bölgelerde mayın/EYP arama ve imha faaliyetlerini sürdürmektedir. 

Malumunuz Azerbaycan ve TSK’nin; ülkelerimizin hak ve menfaatlerini korumadaki gücünü ve kararlılığını ortaya koyan geniş kapsamlı Gardaş Yumruğu Tatbikatı da bu hafta başında Azerbaycan’da başarıyla icra edilmiştir.

Sonuç olarak “İki devlet, tek millet” anlayışıyla kederde ve kıvançta bir ve beraber olduğumuz Azerbaycan Türkü’nün, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Zengezur koridorunun açılması dâhil haklı davalarında yanlarında olmaya devam edeceğiz.

MEHMETÇİK ÇEŞİTLİ ÜLKELERDE GÖREV YAPIYOR 

Azerbaycan ve Libya’nın yanı sıra TSK; NATO, BM, AB ve AGİT görevleri ile ikili ilişkiler kapsamında Katar, Somali, Kosova, Bosna Hersek başta olmak üzere çeşitli coğrafyalarda 19 farklı görevi yapmakta; tarihimize, kültürümüze ve atalarımıza yaraşır şekilde bölge ve dünya barışına önemli katkılar sağlamaktadır.

13 MİLYON TONDAN FAZLA TAHIL TAŞINDI 

Bölgesinde ve dünyada her zaman barış, huzur ve istikrardan yana olan Türkiye;

- Ukrayna’nın da toprak bütünlüğünü, bağımsızlığını ve egemenliğini desteklemekte,
- Krizin başlangıcından itibaren Montrö dâhil etkin, dengeli ve yapıcı bir politika izlemekte,
- Bölgede ateşkesin ve barışın sağlanması ile diplomatik çözüm için büyük bir çaba göstermektedir.
Ülkemizin bu süreçteki en önemli katkılarından biri de tüm dünyayı tehdit eden gıda krizinin aşılmasında olmuştur.

Sn. Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü aktif diplomasiyle sağlanan zeminde Rusya Federasyonu ve Ukrayna Savunma Bakanlıkları ile gerçekleştirdiğimiz görüşmeler sonucunda Karadeniz Tahıl Girişimi imzalanmıştır.
Girişim kapsamında İstanbul’da kurulan Müşterek Koordinasyon Merkezinin çalışmaları ile bugüne kadar Ukrayna limanlarından toplam 13 milyon tondan fazla tahılın ihtiyaç sahibi ülkelere emniyetle sevki sağlanmıştır.

Yine gayretlerimizle bu girişim, 19 Kasım’dan itibaren 120 gün süreyle uzatılmıştır. Türkiye, sorunların çözümü için diplomasiye daha fazla şans verilmesi gerektiği inancıyla insani yardım başta olmak üzere, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üzerine düşeni yapmaya devam edecektir.

NATO BÜNYESİNDE FAALİYETLERE AKTİF ŞEKİLDE DEVAM EDİYORUZ 

70 yıldır etkin ve saygın bir üyesi olduğumuz NATO bünyesinde de aktif bir şekilde faaliyetlerimize devam etmekteyiz.

NATO’nun ikinci büyük askerî gücü olarak;

- Türkiye NATO’ya; kuvvet ve karargâhlara katkıda ilk üç ülke arasında, askerî bütçeye katkı bakımından ise sekizinci sıradadır.

Bu arada NATO’nun açık kapı politikasını da desteklemekteyiz. Taahhütlerini yerine getirmeleri koşuluyla İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine karşı değiliz.

TSK’NIN ETKİN, CAYDIRICI VE SAYGIN NİTELİKLERİ ARTTIRILDI 

Her alanda olduğu gibi savunma ve güvenlik alanında da nitelikli insan gücünün hayati önemi haiz olduğunun bilincindeyiz.
Bu kapsamda; teşkilat yapımızdan personelimizin özlük haklarının iyileştirilmesine kadar reform niteliğindeki birçok yasal düzenleme sizlerin de desteğiyle hayata geçirilmiş; böylece sürekli bir gelişim kaydeden TSK’nin etkin, caydırıcı ve saygın nitelikleri arttırılmıştır.  

Ayrıca personel temini dâhil tüm bu çalışmalar; ilgili mevzuata uygun olarak, yargı denetimine açık, şeffaf ve denetlenebilir bir şekilde gerçekleştirilmektedir.

24 BİN 706 FETÖ’CÜ İHRAÇ EDİLDİ   

15 Temmuz 2016 tarihinden itibaren FETÖ iltisakı nedeniyle TSK’nden bugüne kadar 10.022’si Bakan onayı ile olmak üzere toplam 24.706 kişi ihraç edilmiştir.

FETÖ ile mücadelemize, elde edilen yeni bilgi, belge ve verilerle bir bütün hâlinde kararlılıkla devam edilmektedir.
 
ASKERALMA İŞLEMLERİ

Yeni Askeralma Kanunu ile vatandaşlarımızın beklentilerini karşılayan, modern, esnek, öngörülebilir, sürdürülebilir ve e-devlet üzerinden erişilebilir bir sistem tesis edilmiştir.

Böylece ordumuzun ihtiyaçları karşılanırken; gençlerimize eğitimlerine ve mesleklerine devam etme imkânı sağlanmıştır.

Bu Kanun’da yapılan bir düzenleme ile de yoklama kaçağı ve bakayaların mevcut bedele ilave olarak ek bedel ödemeleri şartıyla bedelli askerlikten yararlanmaları, sürekli hale getirilmiştir.  

ASKERÎ SAĞLIK HİZMETLERİ

Sağlık hizmetlerine gelince; sağlık hizmet desteği, operasyon bölgelerinde askerî sağlık personeli; geri bölgede ise Sağlık Bakanlığı personeli tarafından verilmektedir.
Askerî sağlık hizmet desteğinin geliştirilmesi ve TSK’nin sağlık ihtiyaçlarının en etkin şekilde karşılanması için yeniden düzenlenmesi hususunda Sağlık Bakanlığı ile çalışmalarımız devam etmektedir.
 
AFET VE ACİL DURUMLAR

Afet ve acil durumlarda ise Bakanlığımız; personel/malzeme nakli, sıhhî tahliye, insani yardım vb. görevleri icra etmekte; bu kapsamda her türlü desteği sağlamaktadır.

SAVUNMA SANAYİİNDE CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI 

Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği, destek ve teşvikiyle savunma sanayiinde elektronik harp, iletişim teknolojileri ve siber gücümüz dâhil büyük atılımlar gerçekleştirilmiş, bu alanda yerlilik ve millîlik oranı %80’ler seviyesine ulaşmıştır.

Geçmişte piyade tüfeğimizi dahi yurt dışından tedarik ederken, artık Millî Piyade Tüfeklerimizi ve tüm hafif silahlarımızı, ÇNRA’larımızı, Fırtına Obüslerimizi, İHA/SİHA/TİHA’larımızı, ATAK Helikopterlerimizi, Fırkateynlerimizi ve savaş gemilerimiz ile Akıllı Hassas Mühimmatımızı ve füzelerimizi tasarlayıp inşa, imal ve ihraç seviyesine gelmiş bulunuyoruz.

Askeri fabrikalarımızda ve tersanelerimizde de başta MİLGEM, MİLDEN ve A400M retrofiti olmak üzere birçok kritik proje de yerli ve milli imkânlarla sürdürülmektedir.

Artık cin şişeden çıktı. En kısa zamanda kendi insanlı/insansız uçağımızı da tankımızı da yapmak için her türlü girişim ve gayreti gösteriyoruz.


F-16 KONUSUNDAKİ ÇALIŞMALAR OLUMLU YÖNDE DEVAM EDİYOR

Bu arada 40 adet F-16 Viper uçağının tedarikine ve 79 uçağın da modernizasyonuna yönelik çalışmalar olumlu yönde devam etmekte ve yakından takip edilmektedir.

Bu çalışmalarımız ayrıca milletvekillerimizden oluşan heyetlerin ABD’de Temsilciler Meclisi ve Senato’da yaptıkları temaslarla desteklenmektedir.


  • 0