Londra merkezli veri analiz şirketi Benchmark Mineral Intelligence, ocak ayına ilişkin elektrikli araç satış verilerini açıkladı. Buna göre geçen ay dünya genelinde 1,2 milyon adet elektrikli araç satıldı. Bu rakam, satışların yıllık bazda yüzde 3, aylık bazda ise yüzde 44 azaldığını ortaya koydu.
Çin’de Vergi ve Teşvik Etkisi
Ocak ayındaki düşüşte en büyük pay Çin pazarına ait oldu. Çin’de elektrikli araç satışları aylık yüzde 55, yıllık ise yüzde 20 azalarak 600 bin adede geriledi.
Ülkede elektrikli araçların 2014’ten bu yana ilk kez satın alma vergisine tabi tutulması ve sübvansiyonların azaltılması satışları olumsuz etkiledi. Özellikle küçük segmentte uygulanan fiyat indirimlerinin cazibesini yitirmesi, talepte gerilemeye yol açtı.
ABD’de Son Yılların En Düşük Seviyesi
Kuzey Amerika’da elektrikli araç satışları yıllık bazda yüzde 33 düşüşle 90 bin adede indi. Bölgedeki gerilemede ABD pazarındaki zayıf performans belirleyici oldu.
ABD’de 30 Eylül 2025 itibarıyla federal teşviklerin ve yakıt standartlarına yönelik cezaların kaldırılması ile yerli üretimi ve tedarik zincirini güçlendirmeyi amaçlayan korumacı politikalar, pazarda daralmaya neden oldu. Ocak ayı, 2022 başından bu yana en düşük aylık satış seviyesi olarak kayda geçti.
Avrupa’da Yıllık Artış Sürüyor
Avrupa’da elektrikli araç satışları ocakta yıllık bazda yüzde 24 artarak 320 bine yükseldi. Ancak aylık bazda yüzde 33’lük düşüş görüldü.
2025 yılında yakalanan büyüme ivmesi sürerken, sübvansiyon politikalarında son 12 ayda değişiklikler yaşandı. İngiltere, Almanya ve Fransa’nın teşvik programlarını yeniden devreye alması satışlara olumlu yansıdı. Bu ülkelerde yıllık bazda sırasıyla yüzde 14, yüzde 25 ve yüzde 41 artış kaydedildi.
Buna karşılık Norveç’te satışlar yüzde 71, Hollanda’da ise yüzde 28 geriledi.
Diğer Pazarlarda Güçlü Artış
Dünyanın geri kalanında ise elektrikli araç satışları yıllık bazda yüzde 92 artarak 190 bine ulaştı. Güney Kore, Brezilya ve Tayland’daki güçlü büyüme dikkat çekti.
Ocak verileri, küresel elektrikli araç pazarında bölgesel farklılıkların belirginleştiğini ve teşvik politikalarının satışlar üzerinde doğrudan etkili olmaya devam ettiğini ortaya koydu.














