Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanlığı Konferans Salonu’nda “37. Vergi Haftası” kapsamında düzenlenen programda yaptığı konuşmada, verginin devletin gücü, kamu hizmetlerinin sürekliliği ve toplumsal adalet açısından temel unsur olduğunu söyledi.
Türkiye’nin zorlu bir coğrafyada ve küresel konjonktürde bulunduğuna işaret eden Şimşek, bu süreçte kamu maliyesinin dengeli ve sürdürülebilir olmasının, harcamaların büyük ölçüde vergi gelirleriyle finanse edilmesinin önem taşıdığını dile getirdi.
Geçen yıl bütçe performansının güçlü olduğunu ifade eden Şimşek, “Deprem harcamaları ve daha önce uygulamaya konulan erken emeklilik sistemine rağmen bütçe açığını milli gelire oranla yüzde 3’ün altına indirdik. Bu oran, sürdürülebilirlik açısından önemli bir eşik.” dedi.
Gelir politikalarında adalet ve etkinliğe öncelik verdiklerini vurgulayan Şimşek, toplumdaki algının aksine program döneminde vergi harcamalarının azaltıldığını belirterek, “Etkin olmayan uygulamaları gözden geçirdik, vergi harcamalarının milli gelire oranını düşürdük. Uzun süredir yüksek seyreden dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payını yüzde 66’dan yüzde 62’ye indirdik.” ifadelerini kullandı.
2023’te yüzde 6,5 seviyesinde olan vergi harcamalarının milli gelir içindeki payının geçen yıl yüzde 5,1’e gerilediğini aktaran Şimşek, Orta Vadeli Program dönemi sonunda bu oranı yüzde 4,1 veya daha altına çekmeyi hedeflediklerini bildirdi.
Kayıt dışılıkla mücadelede somut ilerleme kaydedildiğini belirten Şimşek, beyanname sayısındaki artışın bunun göstergesi olduğunu söyledi. 2022’de 3,8 milyon olan gelir vergisi beyanname sayısının 2024’te 5 milyonun üzerine çıktığını aktaran Şimşek, 2025’te 473 bin mükellefin ilk kez beyanname verdiğini kaydetti. “Yarım milyona yakın kişi ilk defa beyanname verdi. Program döneminde beyana dayalı vergiler, düşen enflasyona rağmen her yıl iki katına çıktı. Gelir vergisi mükellef sayısı 6,2 milyonu aştı.” dedi.




















