Olayın duyulmasının ardından, tepkiler önce sosyal medya üzerinden yükseldi. Konuyu yetkililere bildiren bazı vatandaşlar, pankartın derhal kaldırılmasını talep etti. Ancak durumun yeterince ciddiye alınmadığı ve bu pankartların birkaç günlüğüne kaldırıldıktan sonra tekrar asıldığı iddiaları daha fazla öfkeye yol açtı. Bir vatandaş durumu şu sözlerle özetledi: "15 Temmuz’da şehitlerimizi anarken, ilçede bu sloganı görmek bizleri derinden yaraladı. Bu pankartların 15 Temmuz’dan önce asılmış olması durumu değiştirmiyor. Bu, bir mesaj verme girişimi değilse nedir?”Belediye Başkanı ve Valilik Arasındaki Görüşme Dikkat ÇektiTepkiler bu kadar yoğunken, Samsun Valisi’nin 17 Temmuz'da Atakum Belediye Başkanı'nı makamında kabul etmesi ve kahkahalar eşliğinde poz vermesi dikkat çekti. Ziyaretin ardından belediye başkanının bu buluşmayı sosyal medya hesaplarında paylaşmaması da spekülasyonlara neden oldu. Ancak Vali, bu ziyareti kendi hesaplarından paylaşarak duyurdu.
Yetkililer Sessiz KaldıYerel halk ve bazı medya organları, bu pankartların FETÖ'ye selam niteliğinde olabileceğini iddia ederken, yetkililerden beklenen güçlü bir tepki gelmedi. Bir kesim, belediye başkanının ailesinin FETÖ ile olan geçmişini hatırlatarak, olayın bu yönüyle daha da derinlemesine araştırılması gerektiğini savundu.Pankartın özellikle 15 Temmuz haftasında asılı kalması, FETÖ firarilerinin bu durumu fırsata çevirdiği ve örgüte moral sağladığı yönündeki endişeleri de artırdı. Sorular Cevapsız KaldıAtakum Belediye Başkanı’nın bu pankartları asma kararı, valilik ve belediye arasındaki ilişkiyle ilgili spekülasyonlar ve özellikle 15 Temmuz’un anlam ve önemine uygun olmayan bu tavır, vatandaşlar arasında büyük bir rahatsızlık yarattı. Tüm bu gelişmeler, kamuoyunun kafasında birçok sorunun cevapsız kalmasına neden oldu: "Bu pankartlar neden özellikle 15 Temmuz haftasında asıldı?" "Devletin yetkili kurumları neden bu duruma sessiz kaldı?" "Siyasi ve bürokratik işbirlikleri mi devredeydi?"Sonuç olarak, 15 Temmuz şehitlerinin anıldığı bu haftada, "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" pankartlarının asılması, bir kesim tarafından derin bir yara olarak hatırlanacak.
Yetkililer Sessiz KaldıYerel halk ve bazı medya organları, bu pankartların FETÖ'ye selam niteliğinde olabileceğini iddia ederken, yetkililerden beklenen güçlü bir tepki gelmedi. Bir kesim, belediye başkanının ailesinin FETÖ ile olan geçmişini hatırlatarak, olayın bu yönüyle daha da derinlemesine araştırılması gerektiğini savundu.Pankartın özellikle 15 Temmuz haftasında asılı kalması, FETÖ firarilerinin bu durumu fırsata çevirdiği ve örgüte moral sağladığı yönündeki endişeleri de artırdı. Sorular Cevapsız KaldıAtakum Belediye Başkanı’nın bu pankartları asma kararı, valilik ve belediye arasındaki ilişkiyle ilgili spekülasyonlar ve özellikle 15 Temmuz’un anlam ve önemine uygun olmayan bu tavır, vatandaşlar arasında büyük bir rahatsızlık yarattı. Tüm bu gelişmeler, kamuoyunun kafasında birçok sorunun cevapsız kalmasına neden oldu: "Bu pankartlar neden özellikle 15 Temmuz haftasında asıldı?" "Devletin yetkili kurumları neden bu duruma sessiz kaldı?" "Siyasi ve bürokratik işbirlikleri mi devredeydi?"Sonuç olarak, 15 Temmuz şehitlerinin anıldığı bu haftada, "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" pankartlarının asılması, bir kesim tarafından derin bir yara olarak hatırlanacak.İlgili Haber: Samsun'da 15 Temmuz ve "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh"
CHP’li Samsun Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel'in
— Adem Taflan (@ademtaflan55) July 17, 2024
15 Temmuz’da bilbortlara astığı ve hala asılı duran afişler.
Kardeşi FETÖ’den firari olan Serhat ne yapmak istiyor.
FETÖ’nün siyasi ayağını arayanlara gösterin. pic.twitter.com/BkBb1CUxWa




















